Folliküler Kistler

Folliküler Kist Nedir ve Neden Oluşur?

Folliküler kist yumurtalık dokusunda bulunan fizyolojik bir yumurtalık kistidir. Yumurtalık yüzeyinde bir köpük gibi görünen, berrak ya da saman sarısı renginde sıvıyla dolu olan, ince duvarlı bir yapıdır. Follikü­ler kistlerin büyümesi hipofiz hormonlarına bağımlıdır. Kist bir dış tabaka ve östrojenden zengin sıvı üreten bir iç tabakadan meydana gelir. Normal periyotta yumurtlama olmasıyla yumurtalık follikülüyle birlikte bu östrojenden zengin sıvı da salınır. Yumurtlamadan sonra kist olan yapı normal gerilemeye uğrar ve gebeliğin normal kistine dönüşür. Yumurtlama gerçekleşmezse kist büyür ve folliküler kis­te dönüşür. Yani folliküler kistler normal yumurtalık fonksiyonunun bir varyasyonudur.

Folliküler kistler olgunlaşmış follikülün çatlamamasından ya da olgunlaşmamış follikülün gerileyememesinden kaynaklanır. Normal­de, iki adetin ortasında kistik follikülden yumurtanın çatlamasına neden olan bir hormonal olay (LH piki) gerçekleşir. LH piki gerçekleşmezse folli­kül çatlamaz. LH piki östrojen düzeylerini yükselten bir­çok faktör tarafından engellenebilir. LH piki olmazsa follikül büyüme­ye devam eder ve folliküler kiste dönüşür.

Folliküler Kist Kimde Görülür?

Folliküler kistler tipik olarak doğurganlık çağındaki genç, adet gören ka­dınlarda görülür. Sıklığının ilk adet öncesi dönemde arttığı görülmekte­dir. Sıklıkla, anne karnındaki bebeğin yumurtalıkları anneden gelen hormonlarla et­kilenen yenidoğanlarda doğum sonrasında sadece birkaç ay süren follikü­ler kistler gelişebilir. Folliküler kistler menopoz yaşındaki kadınlarda nadirdir.

Folliküler Kistler Nasıl Saptanır?

Folliküler kistler genellikle belirti vermezler ve ultrasonografiografi ya da muayenede rastlantısal olarak saptanır. Ge­nellikle bir ila üç ay içinde kaybolur ve nadiren belirti verir. Bu kist­lerin çapı 2.5 ile 15 cm arasında değişebilir. Büyük kistler kasık ya da karında ağırlık hissine neden olabilir. Kist büyükse mu­ayenede saptanabilir. Çoğu folliküler kist hastanın ve doktorun gö­zünden kaçar. En iyi tanısal test ultrasonografiografidir. Hikaye, fi­zik muayene ve ultrasonografiun birleşimi tanıyı destekleyebilir. MRG (manyatik rezonans görüntüleme) de yardımcıdır ancak fiya­tı yüksektir. Kesin tanı ya da tedavi için cerrahi girişim gerekebilir.

Follikül Kistleri Nasıl Yönetilir?

Folliküler kistlere yaklaşımda gözlem genel kuraldır. Üreme çağındaki bir kadında 5-8 cm'lik basit bir yumurtalık kisti genellikle en az bir adet dönemi takip edilir, burada kistler sıktır ve kötü huylu olma olasılığı riski azdır. Ço­ğu kist tanıdan sonraki bir- iki ay içinde kendiliğinden kaybolur. Basit ve odacıklı kist­leri ayırt etmede vajinal ultrasonografiografi karından yapılana göre üstündür. Bu yöntem aynı zamanda kistin büyüklüğü ve damarlanmasını da sapta­mak için kullanılabilir.

Yumurtalık kisti altı-sekiz haftadan uzun süre sebat ederse iyi huylu yumurtalık kistini kötü huylu yumurtalık tümöründen ayırt etmek için cerrahi olarak çıkarmak gereklidir. Çoğu olguda cerrahi gerekli olduğunda laparoskopik yumurtalık kisti çıkartılması gerçekleştirilir. Laparoskopi anatomiyi daha iyi gör­meye ve minimal hasarla kisti çıkarmaya yardımcı olur. Hasta yakın zamanda gebelik planlamıyorsa ya da doğum kontrol hapı kullanmaya engel bir durumu yoksa fizyolojik yumurtalık kistinin tıbbi kontrolün­de doğum kontrol hapları kullanılır. Bunlar ileride kist gelişme riski­ni azaltmak için kullanılır. Oluşmuş olan kistlerin küçültülmesinde çok etkili değildir çünkü fizyolojik kistler zaten kendiliğinden birkaç ay içinde gerilemektedir.

Yumurtalık kistinin iyi huylu ya da kötü huylu olduğunu saptamak için tek ke­sin yol cerrahi olarak çıkartılan kistin patolojik değerlendirilmesidir. Ultrasonografiografi ya da MR kanser gelişimini saptamaya yardımcı olmak için kullanılabilir. Ek olarak, serum CA-125 seviyeleri kötü huylu yumurtalık kisti olasılığını saptamada kullanılabilir. Ancak bu yöntemlerin hiçbiri cerrahi örnekleme kadar etkili değildir. Tarihsel olarak yumurtalık kistinin enjektör benzeri bir aletle boşaltılması denenmiştir an­cak karın içine sıvı yayılım riski yüksektir ve kistlerin %40'ı tekrar gelişmiştir. Karın içine kötü huylu kist sıvısı yayılırsa kanserin cerrahi evresini arttırmaktadır. Kanserden şüphelenilirse en iyisi patoloji için doku örneği almaktır çünkü kötü huylu kistlerde kist sıvısının incelemesi güvenilir değildir.