Granüloza Hücreli Tümörler

Granüloza Hücreli Tümörler Nedir ve Neden Ortaya Çıkmaktadır?

Granüloza Hücreli tümörler östrojen üreten tümör­lerdir. Büyük çoğunluğu iyi huyludur. Granüloza hücreli tümörlerin oluşumunda spesifik bir neden göste­rilememiştir ve nedenleri muhtemelen çok faktörlüdür.

Kimlerde Görülmektedir ve Nasıl Saptanır?

Erişkin tipi (olguların %95'i) çoğunlukla menopoz sonrası kadınlarda gö­rülmektedir. Çocukluk tipi (%5) 30 yaşın altındaki hastalarda ortaya çık­maktadır. Granüloza hücreli tümör olgularında muayene esnasında içi dolu veya kistik lezyon net olarak ele gelmektedir. Bu hastalarda sıklık­la karında genişleme ve rahatsızlık yakınmaları görülmektedir. Hastaların yaklaşık %10'unda kitlenin boyutları arttığından ve karında sıvı biriktiğin­den karın belirtileri görülmektedir. Kitlenin giderek büyümesi karın ağrısı, idrarda yanma, sık idrara çıkma ve kabızlık gi­bi komşu organlara bası etkisi ile oluşan yakınmalara yol açabilir.

Bu tümörlerin östrojen salgılaması hastanın yaşına bağlı olarak öngörülebilir belirtilere neden olabilmektedir. Ergenlik öncesi kızlarda erken ergenlik belirtileri, adet gören kadınlarda ise adet düzensizlikleri görülebilir. Menopoz sonrası kadınlar menopoz sonrası kanama ve rahim duvarı kalınlaşması ve/veya rahim kanseri ile doktora başvurabilirler. Daha az sayıda hastada tü­mör hücrelerinden salgılanan testosterona bağlı olarak sivilce, kıllanma artışı, ses kalınlaşması ve klitorisde büyüme gibi erkeklik belirtileri görülebilir. Hormon uyarımlı olan bu belirtilerin çoğu tümörün çıkartılmasından sonra gerilemektedir.

Bu Tümör Nasıl Yönetilir?

Granüloza hücreli tümör şüphesi bulunan hastaların jinekolojik onkoloğa refere edilmesi yararlı olacaktır; menopoz sonrası ve ilk adetten önceki dö­nemlerinde olan hastalardaki kanser riski daha yüksek olduğundan bu konsültasyon önem taşımaktadır. Radyolojik veya ultrasonografik kanser bulguları taşıyan hastalar (endokrinolojik belirtileri ve kitlesi bulunan hastaların) jinekolojik onkolog ile yapılacak ameliyat öncesi konsültasyondan yarar görecektir. En önemlisi cerrahi tedavidir. Uygun evrelendirme ile birlikte tümörün tam olarak çıkarılması cerrahi tedavinin başlıca amaçlarıdır. Nüks ortalama 5 yıl sonra saptanmakta ve ortalama bir yaşam beklentisi gözlenmektedir, ilerlemiş hastalığı bulunan olgu­larda kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir.

Granüloza hücreli tümörler dengelenmemiş östrojen etkisine bağ­lı olarak rahim duvarı kalınlaşması ve kanser ile birliktelik gösterirler. Hastanın belirtileri arasında anormal kanama da yer alıyor ise rahim kanseri gelişmesinin dışlanabilmesi için küretaj yapılmalıdır. Hastanın çocuk doğurma isteği yok ise rahim ve yumurtalıklarının alınması uygulanabilir.

KAYNAKLAR

  1. Chapron C, Vercellini P, Barakat H, Vieira M, Dubuisson J-B. Management of ovarian endometriomas. Human Reproduction Update 2002;8 (6):591-597.
  2. Cotran RS, Kumar V, Robbins SL. Robbins Pathologic Basis of Disease, Fifth Edition: Philadelphia: Saunders, 1994:1065-1068,1073.
  3. DeCherney AH, Nathan L. Current Obstetrics and Gynecologic Diagnosis and Treatment, Ninth Edition. New York: McGraw-Hill 2003.
  4. Dilek U, et al. Excision of endometriotic cyst wall may cause loss of func­tional ovarian tissue. Fertility and Sterility 2006;85(3):758-760.
  5. Montz FJ, Schlaerth JB, Morrow CP. The natural history of theca lutein cysts. Obstetrics and Gynecology 1988:72:247-251,
  6. Rodriguez M, et al. Luteoma of pregnancy presenting with massive ascites and markedly elevated CA125. Obstet Gynecol 1999;94(5):854
  7. Rodriguez M, Harrison TA, Stenchever MR. Chapter 18. Benign Gyneco­logic Lesions. Comprehensive Gynecology, Fourth Edition. St. Louis: Mosby 2001.
  8. Scott JR, Gibbs RS, Karlan BY, Haney AF. Chapter 56. Management of the Adnexal Mass. Danforth’s Obstetrics and Gynecology, Ninth Edition, Philadelphia: Lippincott Williams & Wilkins, 2003.