Sekonder Amenore

Sekonder amenore, daha önce en az bir kez normal adet gören bir kadının 6 aydan uzun süre ile adet görmemesi olarak tanımlanır.

Nedenleri nelerdir?

Sekonder amenorenin en sık nedeni gebeliktir ve değerlendirme sıra­sında mutlaka dışlanmalıdır.

Sekonder amenorenin diğer (gebelik dışında) nedenleri nelerdir ve öy­kü ve muayene sırasında elde edilen hangi veriler nedenlere ulaş­mada yararlıdır?

  • Tiroid bozuklukları: Hem düşük (hipotiroidi), hem de yüksek (hipertiroidi) tiroid hormon seviyesi yumurtlama olmaması ve adet görememe ile ilişkilidir. Hipotiroidi: Yorgunluk, kabızlık, kilo alma, deri kuruluğu ve kırılgan saç gibi bulgularla karakterizedir. Hipertiroidi: Çarpıntı, terleme ve nem­li deri, kilo kaybı, anksiyete ve aşırı barsak hareketliliği ile karakterizedir.
  • Polikistik over sendromu (PKOS): Overlerden aşırı erkeklik hormonu salınımı (sıklıkla adet görememe ve/veya akneye neden olur), adet bozukluk­ları ve polikistik overler ile karakterizedir. Sıklıkla obezite ve insülin direnci ile ilişkilidir.
  • Prematür over yetmezliği (erken menopoz): Kemoterapi ve meno­poz belirtileri (sıcak basmaları, uykusuzluk, vagina kuruluğu ve meme boyutlarında küçülme) öyküsünün varlığı vardır.
  • Yumurtalık tümörleri: Belirtiler genellikle ani başlangıçlıdır, tipik olarak 6 aydan kısa bir süre içinde gelişir.
  • Hipofiz tümörü veya prolaktinoma: Başağrısı, memelerden süt gelmesi, bulanık görme vardır.
  • Hipotalamik amenore: Aşırı kilo kaybı, beslenme yetersizliği ve yeme bozuklukları, vücut görüntüsü­nün bozulması, tüylenme, düşük tansiyon ve kalbin yavaş çalışması, aşırı egzersiz ve duygusal veya psikolojik stres olmaktadır.
  • Sheehan Sendromu: Aşırı doğum sonrası kanama nedeniyle hipofiz bezinin beslenememesi ve harabiyeti söz konusudur.

İlaçlar, stres ve kilo kaybı sekonder amenoreye nasıl neden olur?

Bu etkenler Merkezi Sinir Sistemi – hipotalamus - hipofiz ekseninin normal gelişim veya işlevi­ni bozarlar.

İlaçlar. Sekonder amenoreye neden olabilecek ilaçların tespit edilebil­mesi için tam bir tıbbi özgeçmiş ve ilaç kullanımı sorgulanmalıdır.

Stres/Egzersiz: Stres; ailede ölüm, yeni bir iş, hastalık veya çevrede ani bir değişiklik gibi hayatın akışını değiştiren herhangi önemli bir olaydan kaynaklanabilir. Stres düzeyinde artış aşırı egzersize de bağlı olabilir. Aşırı egzersiz sonucu artan stres düzeyleri ve azalan vücut ya­ğı, LH ve FSH düzeylerinde azalmaya neden olur. Bu etkilerin birlikte rol oy­naması amenoreye yol açar. Olguların çoğunda stresin kaynağı tespit edilerek çözülürse ve/veya fiziksel aktivite düzeyi azaltılırsa yumurtalıkların normal fonksiyonu ve normal adet düzeni yeniden sağlanabilir.

Kilo Kaybı: Kilo kaybına bağlı adet göremeyen olgular genellikle aşı­rı zayıftır (ideal vücut ağırlığının %10'undan az veya vücut kitle indeksine göre). Bu durum ileri derecede besin kısıtlaması yapılan veya yetersiz beslenen kişilerde görülür. Aşırı kilo kaybı normal hormon salınımını bloke eder. Anoreksiya nervoza, aşırı kilo kaybı ve adet görememe ile ilişkili ciddi bir psikiyatrik bozukluktur. Özellikle ergenlik çağındaki kadınlarda sekonder amenorenin sık rastlanan bir nedeni­dir. Anoreksiya nervoza kilo kaybı ve amenoreye ek olarak deri kuruluğu, düşük tansiyon, kalp ritminin düşmesi, vücut sıcaklığının düşmesi ve kabızlık gibi diğer bazı fizyolojik değişikliklere de neden olabilir. Anoreksiya nervoza hastalarında gerekli psikiyatrik değerlendirme ve tedavinin verilmesi çok önemlidir. Tedavi başlayıp kişi olması gereken kilosuna dönmeye başladığında normal yumurtlama ve adet düzeni yeniden sağlanacaktır.

Polikistik over sendromu hangi sıklıkta görülür? Amenoreye nasıl yol açar?

PKOS kadınlarda en sık görülen hormonal bozukluktur. ABD'de kadın­ların en az %10'unda PKOS bulunduğu tahmin edilmektedir. Hepsin­de olmasa da PKOS'lu kadınların çoğunda çeşitli derecelerde insülin direnci söz konusudur. Bu hastaların çoğunda insülin artışı, yumurtalıklarda testosteron gibi erkeklik hormonları üretiminde artışa neden olur. Bu hormonlar çevrede, yağ dokusundaki bir enzim tarafından en sık östron formunda olmak üzere östrojenlere dönüştürülür. Östrojenler hipotalamus ve hipofiz üzerinde pozitif geri besleme etkisi göstererek sırasıyla GnRH'ın pulsatil salınımında artış ve da­ha sonra LH düzeylerinde yükselmeye neden olur. LH, yumurtalıkların dokusunu uyararak daha fazla erkeklik hormonu üretimine yol açar ve kısır dön­gü devam eder. 

 

KAYNAKLAR

1.      Speroff L, Glass RH, Nathan G. Amenorrhea. In Mitchell C. (ed.), Clinical Gynecologic Endocrinology and Infertility, Sixth Edition. Baltimore: Lippincott Williams & Wilkins 1999:422-476.

2.      Stenchevver MA, Droegemueller W, Herbst AL, Mlshell DR. Primary and secondary amenorrhea: Etiology, diagnostic evaluation, management. In Comprehensive Gynecology, Fourth Edition. St. Louis: Mosby 2001:1099-1121.